

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-20-2012
Saat: 23:10
Mynet Sohbet, Mynet ChatMynet Sohbet, Mynet Chat |




(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)
Yazar: lideradmin
Tarih: 23 Mart 2011 / 22:05

Manevi ve maddi rızkın artması, lütuf ve ikramlara mazhar olmak için elimizdeki imkanlara göre en güzel bir şekilde çalışmalı ve en güzel bir şekilde dualar etmeliyiz. Allah Celle Celelü kendini bilmemiz, insanlara bildirmemiz, sevmemiz ve insanlara sevdirmemiz, anlatmamız için bizi yaratmıştır. Bu asli görevini yapan insanlar er geç manevi ve maddi hazinelere mazhar olurlar. Ayette; “En güzel isimler (Esmâül Hüsna) Allah’ındır. O halde O’na o güzel isimlerle dua edin.” Araf 180manevi ve maddi rızkımızın artması, lütuf ve ikramlara mazhar olmak için hangi isimleriyle Allah’a dua edelim diyorsak aşağıda geçen isimlere göre dua edebilir ve şifreler oluşturabiliriz. buyrulmaktadır. Biz duada geçen isimleri ve o isimlerin anlamlarını, açıklamalarını çeşitli eserlerden, Esmaul Hüsna şerhlarinden okuyabiliriz.
Zenginlik Duasi, Rizik Sifresi
Zenginlik Duası 1
Ya Ganiyy Ya Muğni
Zenginlik Duası 2
Ya Rahmanu Ya Rahim
Ya Latifu Ya Kerim
Ya Ganiyy Ya Muğni
Ya Rezzagu Ya Mukit
Ya Atufu Ya Vehhab
Ya Zel Celali Vel İkram
Zenginlik Duası 3 : Vakia Suresi
Zenginlik Suresi Diye Bilinen Vakia Suresi’nin Fazileti;
Vakia Suresi’nin Fazileti;
“Bustanü’l-arîfin” adli eserinin 108. sayfasinda 72. bab’a, “Fakirin zengin üzerine fazileti ve üstünlügü” unvanini vermistir. Lakin zenginligin fezailini de yine güzelce izah etmistir ve söyle söze baslamaktadir:
İnsanlar bu hususta ihtilaf edip bazi kimseler fakir efdaldir demis ve bazilari da zengin efdaldir demisler. Fakat buradaki fakir ve zenginden murad, salih ve sakir olmalari sartiyladir, yoksa her fakir ve her zengin demek degildir. Biz de fakir salihin efdaliyyeti taraftariyiz demislerdir. Zenginin efdaliyyetine kail olanlar Allah Teala’nin su emrine dayanirlar:
“Seni, bir fakir oldugunu bilip de zengin yapmadi mi”. (Ed-duha:
mealindeki ayet-i kerimedir ki, Cenab-i Peygamber Efendimiz ana rahminde iken pederleri vefat etmislerdi. Babalarindan bir miras almadiklari gibi ancak bir deve ve bir de cariye kalmisti. Sonra Cenab-i Peygamber Efendimiz pek çok infak ve ihsanlarda bulunurlardi ve hatta bazan kendileri aç kalarak varliklarini fakirlere infak edip aç yatarlardi ki, bunlari peygamberlerden baskasinin yapmasina imkan olmaz.
O muhterem alim efendiler de derler ki: “Eger zenginlik efdal olmasaydi, Cenab-i Allah peygamberini bu zenginlik ayeti kerimesi ile övmezlerdi.” Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyorlar ki:
“İttika ile birlikte zenginlik ne güzeldir.”
Dikkat ederseniz ittika sart kilinmistir. Zaten Allah korkusu olmayan bir seyde hayir olmayacagi cümleye ma’lumdur.
Hadîs-i serîflerde buyuruldu ki:
“Her kim, Vâkia sûresini her gece bir defa okumayi âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”
“Vâkia sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadinlariniza ve çocuklariniza ögretiniz.”
Abdullah b. Mesûd’u, ölüm hastaliginda ziyâret eden Hz. Osman (r.a): “Sana bir bagista bulunulmasini emredeyim mi?” dedi. Abdullah, buna ihtiyaci olmadigini söyledi. Hz. Osman; “Senden sonra kizlarina kalir” dedi. O zaman Abdullah onu su cevabi verdi: “Sen kizlarimdan korkma. Ben onlara Vâkia sûresini okumalarini emrettim.” Ben, Peygamber (s.a.s)’in söyle dedigini isitmistim:
“Her kim her gece Vâkia sûresini okursa, ona fakirlik dokunmaz”
(Ibn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, Beyrut 1969, IV, 282
Rızık Duası 1
Ya Rezzagu Ya Mukit
Ya Zel Celali Vel İkram
Rızık Duası 2
Ya Rahmanu Ya Rahim
Ya Latifu Ya Kerim
Ya Rezzagu Ya Mukit
Ya Zel Celali Vel İkram
Lütuf ve İkram Duası 1
Ya Latifu Ya Kerim
Ya Zel Celali Vel İkram
Lütuf ve İkram Duası 2
Ya Erhamerrahimin ve Ya Ekremelekremin
Ya Zel Celali Vel İkram.
Lütuf ve İkram Duası 3
Ya Rahmanu Ya Rahim
Ya Latifu Ya Kerim
Ya Ganiyy Ya Muğni
Ya Atufu Ya Vehhab
Ya Muhsinu Ya Fettah
Ya Zel Celali Vel İkram
Alıntıdır
Yazar: lideradmin
Tarih: 23 Mart 2011 / 22:00

“Eve girerken “Ihlas” suresini okuyan, fakirlik görmez.”
“Sikintiya düsen veya borçlanan, bin kerre “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ isini kolaylastirir.”
“Her gün yüz defa “La havle ve la kuvvete illa billah” diyen fakirlik görmez”
Rizik için endise etmemelidir! Kur’an-i kerimde mealen buyuruluyor ki:
“Her canlinin rizki Allaha aittir.” [Hud 6]
“Seytan, sizi fakirlikle korkutup, fahsaya sürükler (cimrilige, her türlü kötülüge tesvik eder.)” [Bekara 268]
Su duâyi okuyan fakirlikten kurtulur demek, o duâ kabul olmussa, ona bir çalisma kapisi açilir veya ummadigi yerden rizka kavusur demektir. Hastaligi için duâ eden de sifaya sebep olan ilaca veya baska bir sebeple sihhate kavusur. Çalismak rizki artirmaz. Rizki veren Allahü teâlâdir. Çalismak sebebe yapismaktir. Sebeplere yapismak sünnettir.
Ihtiyaçtan kurtulmak, bereketli rizka kavusmak için sebeplere yapismalidir! Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:
“Ömrüm uzun, rizkim bol olsun diyen, akrabasini ziyaret etsin, görüp gözetsin!)
“Sabah uykusu rizka manidir.”
“Ihtiyaçlarini insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.”
“Rizka kavusan çok hamd etsin! Rizki azalirsa istigfar etsin!”
Hamd, “Elhamdülillah”, Istigfar, “Estagfirullah” demektir. Istigfar etmek, günahlarin affina sebep olan iyilikleri yapmaktir.
Yazar: lideradmin
Tarih: 23 Mart 2011 / 21:51

O (S.A.V) duasına Cenab-ı Hakk’a övgü ile başlardı
Resulullah (asm) bir duaya başlarken mutlaka:
“Lütfu bol olan, ulu ve yüce Rabbimi bütün noksanlıklardan tenzih ederim.” ifadesiyle başladığını duymuşumdur. (İbn-i Ebi Şeybe)
O (asm) duasının başında ve sonunda mutlaka ayet okurdu
Resulullah (asm) yüz kere dua etmiştir. Her birinde:
“Ey Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” ayetiyle başlar ve yine aynı ayetle bitirirdi. Eğer iki dua yapacaksa mutlaka onlardan
birinde sadece bu ayeti okurdu.” (Ebu’l Hasan Bin Ed Dahhak)
Peygamber Efendimiz (asm) dualarının başında ve sonunda salavat getirir ümmetine de bunu tavsiye ederdi
“Bazı şerait dahilinde dua makbul olur. Kabulün ictimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle dua edileceği vakit istiğfar ile manevi temizlenmeli, sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikr etmeli ve ahirde yine salavat getirmeli. Çünkü iki makbul dua ortasında bir dua makbul olur.” (Sözler)
“Muhammed ve onun Ehl-i Beyt’ine, Salat ve selam getirmedikçe dua ile Allah arasında bir perde vardır.” (İmam Suyuti)
“Peygambere salat ve selam getirilinceye kadar, her dua kabul edilmeden bekletilir.” (İmam Suyuti)
Bana getirilen iki salat ve selam arasında, dua yapanın duası kesinlikle kabul olur. Her dua, gökte takılıp kalır. Bana, Salat ve selam getirildiği zaman o dua (Allah’a) yükselir.” (Tirmizi)
“Sizden biriniz Allah’tan bir şey isteyeceği zaman, Allah’a layık kelimeler olan hamd ile başlasın! Sonra Peygambere Salat ve selam getirsin! Sonra da dilediğini istesin! Böylece istediğine erişmeye daha layıktır.” (İmam Suyuti)
“Beni, hayvanına binen kimsenin su kabı gibi yapmayınız! Çünkü hayvana binen, su kabını doldurur. Yükünü hayvana yükler. Sonra da su kabını, semerin arkasına bağlar. Susadığı zaman içer ya da gerektiğinde abdest alır. Su içmeye ve abdest almaya ihtiyaç duymadığında da suyu döker! Duanın başlangıcında, ortasında ve sonunda bana Salat ve selam getirerek beni anınız!” (İmam Suyuti)
Peygamber Efendimiz (asm) dua ederken sözlerini üç defa tekrarlamayı severdi
“Resulullah (asm) dua ederken de, istiğfarda bulunurken de sözlerini üç kere tekrarlamayı severdi.” (Taberani)
Peygamber Efendimiz (asm) dua ederken seçili ifadelerden sakınırdı
Hz. Aişe (ra):
“Dua ederken seçili ifadelerden sakın. Çünkü Resulullah ve ashabı öyle yapmazlardı.” (Ahmed Bin Hanbel)
O (asm) özlü duaları tercih ederdi
“Resulullah (asm) özlü duaları tercih eder, diğerlerini bırakırdı.” (Ebu Davud)
O (asm) İsm-i Azam ile dua ederdi
Hz. Aişe (ra) anlatıyor:
“Resulullah (asm) şöyle yalvardılar:
“Allah’ım! Ben, senin pak, güzel, mübarek ve yüce nezdinde en sevimli olan, onunla dua edildiği takdirde hemen icabet ettiğin, onunla Sen’den (cc) istenince hemen verdiğin, onunla rahmetin talep edilince rahmetini esirgemediğin, onunla kurtuluş talep edince kurtuluş verdiğin isminle senden istiyorum.”
Hz. Aişe’nin (ra) belirttiğine göre, bir başka gün Peygamber Efendimiz (asm) kendisine:
“Ey Aişe! Kendisiyle dua edildiği takdirde icabet ettiği ismi, Allah’ın bana gösterdiğini sen biliyor musun?” diye sormuştu. Hz. Aişe (ra) derki:
Ben:
“Ey Allah’ın Resulü (asm)! Anam, babam Sana feda olsun, onu bana öğret.” dedim.
“Ey Aişe! Onu sana öğretmem uygun düşmez.” buyurdu.
Bu cevap üzerine ben de oradan uzaklaşıp bir müddet tek başıma oturdum. Sonra kalkıp başını öptüm ve:
Ey Allah’ın Resulü (asm)! Onu bana öğret diye ricada bulundum. O (asm) yine:
“Onu sana öğretmem uygun düşmez Ey Aişe! Onunla senin dünyevi bir şey talep etmen uygunsuz olur.” buyurdu.
Hz. Aişe (ra) devamla derki:
Ben de kalkıp abdest aldım, sonra iki rekat namaz kıldım, sonra:
Allah’ım! Sana Allah isminle dua ediyorum. Sana Rahman isminle dua ediyorum. Sana Birrurrahim isminle dua ediyorum. Sana bildiğim ve bilmediğim güzel isimlerinin hepsiyle dua ediyorum. Bana mağfiret et, rahmet eyle” diye dua ettim.
“Bu duam üzerine Resulullah (asm) güldü ve:
“İsm-i Azam senin yaptığın şu duanın içinde geçti.” buyurdu. (Kütüb-i Sitte)
O (asm) Ashabının (ra) dualarına amin derdi
“Zeyd Bin Sabit’den (ra) şöyle rivayet ediliyor:
“Ben, Ebu Hureyre (ra) ve bir kişi daha Resulullah’ın (asm) yanında idik. Buyurdu ki:
“Dua ediniz.” Ben ve diğer arkadaşım dua ettik. Resulullah (asm):
“Amin” dedi. Sonra Ebu Hureyre (ra) dua etti. Dedi ki:
“Ya Rab! Ben iki arkadaşımın istediğini ve unutulmayacak bir ilim istiyorum.”
Resulullah (asm):
“Amin” dedi. Dedik ki:
“Biz de aynısını isteriz Ya Resulullah (asm)!” buyurdu ki:
“Devs’li delikanlı sizi geçti.” (Hakim)
O (asm) dua ederken ellerinin içini, bir şeyden Allah’a (cc) sığınırken ise ellerinin dışını çevirirdi
“Resulullah (asm) dua ederken el ayalarını yüzüne doğru çevirirmiş.” (Taberani)
Hz. Enes’den (ra) :
“Peygamber’in (asm) ellerinin içi ile de, dışı ile de böyle dua ettiğini gördüm.” (Ebu Davud)
Hallad Bin Es-Saib El-Ensari’den (ra):
“Peygamber (asm) dua ettiği zaman, ellerinin içini kendine doğru tutardı. Bir şeyin şerrinden Allah’a (cc) sığındığı zaman, ellerinin dışını kendisine doğru tutardı.” (İmam Ahmed)
O (asm) duası bitince ellerini mutlaka yüzüne sürerdi
“Resulullah (asm), duada ellerini kaldırdığı zaman onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.” (Tirmizi)
“Resulullah (asm) dua ederken ellerini kaldırdığı zaman yüzünü mesh etmeden onları indirmezdi.” (Tirmizi)
O’nun (asm) daha ziyade dua etmemizi tavsiye ettiği vakitler ve mevkiler
“Namazın sonunda bilhassa sabah namazından sonra, hem mübarek yerlerde hususen mescitlerde, hem cumada hususen icabe saatinde, üç aylarda, hususen leyle-i meşhurede, hem Ramazan’da,hususen Kadir gecesinde dua etmek kabule karîn olması Rahmet-i İlahiyeden umulur.”(Mektubat)
Resulullah’dan (asm) soruldu:
“Ey Allah’ın Resulü! (asm) Hangi dua daha fazla kabule şayandır?” Şöyle buyurdu:
“Gecenin son kısmının ortasında ve her farz namazın ardında yapılan dualar.” (Tirmizi)
“Ezanla kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.” (Ebu Davud, Tirmizi)
“İki dua var ki onlar asla reddedilmez:
Ezan vakti yapılan ile düşmanla kıyasıya savaşılıp sıkıntıya düşüldüğü zaman yapılan dua ve yağmur altında yapılan dualar.” (Ebu Davud)
Kulun Rabbine en yakın olduğu hal, secde halidir. Onun için secdede duayı çoğaltın!” (Müslim, Ebu Davud, Nesai)
Duaların kabul olduğu an¬lardan biri de aksırınca yapılan duadır, bu anda yapılan dua kabule iktiran eder.” (Cami’üs Sağir)
Kişi Müslüman kardeşine arkasından gıyabında dua ederse, melekler:
“Amin! Aynısı sana da olsun.” derler. (Müslim, Ebu Davud)